O Yük Değil, O Benim Kardeşim
Hayat, insanın omzuna bazen fark etmediği yükler koyar. Bazen de o yük sandıklarımızın aslında bizi ayakta tutan bağlar olduğunu çok geç anlarız. İnsanın ilacı insandır derler; gerçekten de insanı iyileştiren, insanı taşıyan, insana güç veren yine insandır. Çünkü kardeşlik, dışarıdan bakıldığında bir sorumluluk gibi görünse de içeriden bakıldığında yürekten bir emanettir.
Bu hakikati en berrak hâliyle anlatan sahne, Hiroşima’nın küle döndüğü günlerde yaşanır.
Amerikalı foto muhabiri Joe O’Donnell, atom bombasının ardından şehre gönderildiğinde, insanlığın içindeki tüm acıları tek kareye sığdıran bir çocukla karşılaşır. Küçük bir çocuk, sırtında kardeşini taşımaktadır. Yüzünde ne çocukluğa ait bir kırgınlık, ne çaresizliğe dair bir ağıt… Sadece dimdik duran bir irade, bir metanet…
Cenazelerin yakıldığı yere geldiklerinde görevli asker, çocuğun yük sandığı bedeni sırtından indirdiğini görür. Ve merakla sorar:
— “Evlat, neden bu kadar ağır bir yükü sırtında taşıdın?”
Çocuğun cevabı tarihin en temiz, en saf, en sarsıcı cümlelerinden biridir:
“O yük değil… O benim kardeşim.”
Bir cümleyle dünyayı yerinden oynatan bir hakikat…
Kardeşlik, hiçbir zaman ağırlık değildir.
Kardeşlik, insanın içindeki en derin bağdır.
Kardeşlik, omuzda taşınan değil, kalpte taşınan emanettir.
Bizler de çoğu zaman yanımızdaki insanlara bakarken acele ederiz. Kimilerini hayatımıza yük gibi yazarız. Onların varlığının bizi yavaşlattığını düşünürüz. Oysa gün gelir, o sandığımız “yüklerin” aslında bizi ayakta tuttuğunu fark ederiz. Bir sözleriyle, bir duruşlarıyla, sessiz bir varlıklarıyla…
Hayatın gerçek ağırlığı insanın yalnız kalmasıdır; kardeşlik ise o yalnızlığın açtığı boşluğu dolduran en büyük nimettir.
Her insan, omzumuza bırakılmış bir imtihan değil, bir fırsattır.
Birlikte yürümeyi, birlikte taşımayı, birlikte güçlenmeyi öğretir.
Bugün geriye dönüp baktığımda, yüreğime yük gibi çöken bazı hikâyelerin beni aslında olgunlaştırdığını görüyorum. Hayatımın bir yerinde durup bana omuz veren, kalbimin yükünü hafifleten insanların kıymetini daha iyi anlıyorum.
Kardeşlik, kan bağıyla açıklanamayacak kadar derindir.
Kimi zaman bir dostun tebessümündedir, kimi zaman bir öğrencinin duasında, kimi zaman bir yol arkadaşının sessiz dayanışmasında…
Ve evet…
“O yük değil… O benim kardeşim.”
Bu cümle, insanlığın hâlâ tükenmediğinin en güçlü delilidir.
Durmuş ÇELİKTEN
Eğitimci – Yazar
Yorumlar
Kalan Karakter: